Yasal Çerçeve
20 Haziran 2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7584 sayılı Kanun ile, özellikle 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 21. maddesine eklenen yeni fıkra, izinsiz yapılmış yapı ve tesislere elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ile abonelik verilmesini açıkça yasaklayan; buna aykırı davranan idare, kurum ve kuruluşlara her abone başına 100.000 TL idari para cezası öngören ve cezanın tebliğinden sonra aboneliğin 30 gün içinde iptal edilmemesi hâlinde aboneliğin devam ettiği her ay için ayrıca 100.000 TL ceza uygulanmasını düzenleyen yeni bir idari yaptırım rejimi kurmuştur.
Bu düzenleme, tek başına ve soyut olarak değil, imar ve arazi kullanım disiplininin, kaçak yapılaşmayla mücadele ve idarenin tesis ettiği altyapı hizmetleri üzerinden fiilî meşrulaştırma yaratılmasının önlenmesi amacının bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Nitekim aynı alanda daha önce;
3194 sayılı İmar Kanunu geçici 10 ve geçici 11. maddeleriyle, yapı kullanma izni olmayan yapılara geçici abonelik rejimleri tanınmış,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 184 ile ruhsatsız/ruhsata aykırı yapılaşma, şantiyeye altyapı bağlantısı sağlanması ve yapı kullanma izni alınmamış binalarda sınai faaliyetlere izin verilmesi cezalandırılmış,
5403 sayılı Kanun m. 21 ile ise tarımsal amaçlı kullanımlar ve tarım dışı kullanımlarda izin, durdurma, yıkım ve idari para cezası mekanizması düzenlenmiştir.
Yeni eklenen hüküm, bu çerçevede, yalnızca yapı sahibini değil; bağlantıyı kuran veya aboneliği sürdüren kamu idaresi ve kuruluşları da sorumluluk alanına dâhil etmektedir.
Bu konuda dayanak teşkil eden başlıca mevzuat ve resmi metinler şunlardır:
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu m. 21
https://www.mevzuat.gov.tr/File/GeneratePdf?mevzuatNo=5403&mevzuatTur=1&mevzuatTertip=53194 sayılı İmar Kanunu
https://www.mevzuat.gov.tr/File/GeneratePdf?mevzuatNo=3194&mevzuatTur=1&mevzuatTertip=55237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 184
https://www.mevzuat.gov.tr/File/GeneratePdf?mevzuatNo=5237&mevzuatTur=1&mevzuatTertip=5
Ayrıca, içtihat düzeyinde; 5403 sayılı Kanun’un tarım dışı amaçlı kullanım ve yaptırım rejimine ilişkin uygulamasını açıklayan kararlar, bu alanın kamu düzeni ağırlıklı bir alan olduğunu göstermektedir. Özellikle Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 08/01/2024 tarihli, E. 2023/616, K. 2024/5 sayılı kararı ile Danıştay 10. Daire’nin 2023/4655 E., 2023/4948 K. sayılı kararı, 5403 sayılı Kanun’daki izinsiz kullanım ve yaptırım sisteminin idarece resen uygulanabilir niteliğini ortaya koymaktadır.
Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin E. 2020/103, K. 2023/68 sayılı kararı, 5403 sayılı Kanun’daki tarımsal amaçlı kullanıma ilişkin yaptırımların normatif çerçevesini değerlendiren önemli bir anayasal denetim örneğidir.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ, Esas No: 2023/616, Karar No: 2024/5
5403 sayılı Kanun’un “Tarım dışı amaçlı arazi kullanımlarına ilişkin cezalar ve yükümlülükler” başlıklı düzenlemesi kapsamında, izinsiz işe başlanılması ya da alınan izne uygun kullanılmaması hâlinde valilikçe işin durdurulması ve idari para cezası uygulanması gerektiği; bu alanın idari yaptırım niteliği taşıdığı kabul edilmiştir.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ, E. 2023/616, K. 2024/5
DANIŞTAY 10. DAİRE BAŞKANLIĞI 2023/4655 E., 2023/4948 K.
5403 sayılı Kanun’un izinsiz arazi kullanımına ilişkin hükmü uyarınca, kullanılmakta olan alan hakkında valilikçe faaliyetin durdurulması ve idari para cezası uygulanması gerektiği yönünde değerlendirme yapılmıştır.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/4655 E., 2023/4948 K.
1. Yeni düzenlemenin normatif anlamı
7584 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme, klasik bir “abonelik yasağı”ndan öte, kaçak yapının altyapı üzerinden dolaylı olarak fiilen kabul edilmesini engelleyen bir yaptırım mekanizmasıdır. Burada kanun koyucu, yalnızca ruhsat veya izin eksikliğini tespit etmekle yetinmemiş; bu yapılar için elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ile abonelik verilmesini de yasaklayarak kaçak yapının yaşamaya devam etmesini kolaylaştıran altyapısal destekleri kesmeyi amaçlamıştır.
Bu yönüyle düzenleme:
önleyici niteliktedir,
cezalandırıcı niteliktedir,
idarenin pasif kalmasını da yaptırıma bağlayan bir nitelik taşır,
ve süreklilik arz eden ihlaller bakımından aylık tekrar cezası öngörerek caydırıcılığı artırır.
Bu sistem, özellikle tarım arazilerinde, plan dışı kullanımın “elektrik bağlanmış, su bağlanmış, gaz verilmiş” gibi fiilî göstergelerle normalleştirilmesini önlemeyi hedefler.
2. Hangi yapılar kapsama girer?
Düzenlemenin lafzı çok geniştir: “izin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesis” ifadesi kullanılmıştır. Bu ifade, sadece klasik anlamda bina ve meskenleri değil; aynı zamanda:
tarımsal tesisleri,
depo ve sundurmaları,
atölye, hangar, şantiye yapıları,
üretim tesisleri,
ikincil tesisleri,
geçici görünümlü olmakla birlikte fiilen sabit kullanım sağlayan yapıları
da kapsayabilir.
Burada belirleyici unsur, yapının ilgili izin rejimine tabi olup olmaması ve izin alınmadan inşa edilmiş bulunmasıdır. Dolayısıyla düzenleme, yalnızca 5403 sayılı Kanun bakımından tarım alanlarını değil; aynı zamanda uygulamada ruhsatsız veya izinsiz yapı statüsünde bulunan çok farklı yapı tiplerini etkileyebilir.
Ancak dikkat edilmelidir: Sorudaki hüküm, 5403 sayılı Kanun’a eklenmiş olmakla birlikte, uygulama alanı yalnızca tarımsal arazi ile sınırlı gibi görünse de metnin lafzı itibarıyla “Bu Kanun uyarınca izin alınmadan yapılmış” ifadesi sebebiyle, 5403 rejimine tabi alanlardaki izinsiz yapı ve tesisleri doğrudan hedefler.
3. Hangi kurumlar sorumlu tutuluyor?
Düzenleme, klasik olarak görevli görülebilecek tüm bağlantı sağlayıcılarını birlikte saymıştır:
ilgili idareler,
kurumlar,
kuruluşlar.
Bunların içinde pratikte:
belediyeler,
il özel idareleri,
su ve kanalizasyon idareleri,
elektrik dağıtım şirketleri,
doğal gaz dağıtım şirketleri,
bunların bağlantı ve abonelik işlemlerini yürüten birimleri
yer alabilir.
Böylece kanun koyucu, “biz sadece işlem yaptık” savunmasının önünü kapatmakta; bağlantının kurulması, aboneliğin açılması, aboneliğin iptal edilmemesi ve devam ettirilmesi gibi her aşamayı hukuken denetlenebilir hâle getirmektedir.
Burada önemli olan nokta şudur:
İdarenin veya kuruluşun yaptığı işlem yalnızca teknik bir abonelik işlemi değil, kanunun açık yasağına rağmen gerçekleştirilen bir hukuki işlem niteliği kazanır. Bu nedenle yaptırım, yalnızca yapı sahibine değil, işlemi yapan kamu veya özel hukuk kişisi görünümündeki görevli kuruluşa da yönelir.
4. Birinci yaptırım: Her abone başına 100.000 TL idari para cezası
Yeni fıkranın en dikkat çekici yönü, para cezasının abonelik başına belirlenmiş olmasıdır. Bu, cezanın bir defaya mahsus değil, her bir bağımsız abonelik için ayrı ayrı doğacağını gösterir.
Bunun sonuçları nelerdir?
Çoklu aboneliklerde ceza katlanır.
Örneğin aynı yapı için elektrik, su ve doğal gaz abonelikleri ayrı ayrı tesis edilmişse, her biri bakımından 100.000 TL ceza gündeme gelebilir.Bağlantı sayısı önem kazanır.
Tek bir fizikî yapı altında birden fazla sayaç, birden fazla hat veya farklı hizmet bağlantısı varsa, uygulamada “abone” kavramının nasıl yorumlanacağı belirleyici olacaktır.İdarenin kusuru aranmaksızın uygulanması riski vardır.
Metin, “aykırı davranan idare, kurum ve kuruluşlara” diyerek objektif sorumluluk benzeri bir sonuç doğurmaktadır. Uygulamada, idarenin iyi niyetli hatası, teknik eksiklik, iç denetim zafiyeti gibi savunmaların cezanın uygulanmasını tamamen bertaraf etmesi zor olabilir.
Bu açıdan bakıldığında, düzenleme yalnızca bir yasağa aykırılığı değil, kurumsal uyum yükümlülüğünü de sıkılaştırmaktadır.
5. İkinci yaptırım: 30 gün içinde iptal edilmezse aylık ek 100.000 TL
Düzenlemenin en sert kısmı, cezanın bir defalık olmaması; 30 gün içinde abonelik iptal edilmezse aboneliğin devam ettiği her ay için ayrıca 100.000 TL ceza öngörmesidir.
Bu mekanizma, hukuken bir süreklilik gösteren ihlal modelidir. Yani:
ilk ceza, yasağa rağmen tesis edilen abonelik anında doğar,
devam eden her ay, yeni bir ihlâl kabul edilir,
ve ceza bu nedenle tekrar eder.
Bu neyi amaçlar?
Kaçak/izinsiz yapıların kısa sürede elektriksiz, susuz, gazsız bırakılmasını sağlamak,
aboneliğin “idari unutkanlıkla” sürdürülmesini engellemek,
kuruma açık bir düzeltme yükümlülüğü yüklemek,
ihlâlin pasif biçimde sürmesini de cezalandırmak.
Bu düzenlemede 30 günlük süre, bir tür uyum süresi gibi çalışır. Ancak bu süre, aboneliğin hukuka uygunluğunu kurtarmaz; sadece idareye ya da kuruluşa aboneliği sonlandırması için tanınan kısa bir düzeltme imkânı sağlar.
6. Düzenlemenin 3194 sayılı İmar Kanunu ve 5237 sayılı TCK ile ilişkisi
Bu yeni fıkra, bağımsız bir hüküm gibi görünse de aslında önceki mevzuatla sıkı ilişki içindedir.
6.1. 3194 sayılı İmar Kanunu ile ilişki
İmar Kanunu’nda yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve yapı denetimi sistemi, yapıların plan ve ruhsat rejimine uygunluğunu hedefler. Özellikle geçici abonelik hükümleri, bazı yapıların tamamen dışarıda bırakılmasına değil, kontrollü geçiş rejimine tabi tutulmasına yöneliktir.
7584 sayılı Kanun’la gelen değişiklik ise, kontrollü geçişten daha ileri giderek, izin alınmamış yapılara doğrudan bağlantı verilmesini yasaklamaktadır. Bu bakımdan yeni düzenleme, geçici abonelik kolaylıklarını daraltıcı ve sıkılaştırıcı bir istikamet taşır.
6.2. 5237 sayılı TCK m. 184 ile ilişki
TCK m. 184, ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılaşma ile buna bağlı altyapı bağlantılarını suç olarak düzenler. Bu ceza normu ile yeni idari düzenleme birbirini tamamlar:
TCK, belirli fiilleri ceza hukuku bakımından yaptırıma bağlar,
yeni fıkra ise bağlantı tesis eden idareleri idari para cezası ile karşılar.
Dolayısıyla bir olayda hem ceza hukuku hem idare hukuku sonuçları doğabilir. Örneğin kaçak yapı için bağlantı verilmişse, sadece abonelik işlemini yapan kurum değil, fiilin niteliğine göre yapı sahibi veya bağlantıyı kolaylaştıran görevliler bakımından da farklı hukukî sorumluluklar doğabilir.
7. Uygulamada doğabilecek yorum sorunları
Bu düzenleme açık olmakla birlikte uygulamada bazı kritik sorunlar çıkacaktır.
7.1. “Abone” kavramı nasıl belirlenecek?
Her sayaç mı bir abonelik sayılacak, yoksa her kullanıcı grubu mu esas alınacak?
Özellikle şu durumlarda tartışma çıkabilir:
tek yapı içinde çoklu sayaç,
geçici şantiye aboneliği,
ortak kullanım tesisleri,
geçici üretim alanları,
kiracı adına açılmış abonelikler.
7.2. “İzin alınmadan yapılmış” ifadesi hangi izinleri kapsıyor?
Bu ifade:
imar ruhsatını,
yapı kullanma iznini,
tarımsal amaçlı yapı iznini,
çevresel/enerji/faaliyet izinlerini
ayrı ayrı mı kapsıyor, yoksa her somut olayda ilgili özel rejime göre mi yorumlanacak?
Kanun metni geniş olsa da idari uygulamada bu sorunun yönetmelik ve ikincil düzenlemelerle netleştirilmesi gerekir.
7.3. İptal yükümlülüğünün başlangıcı ne zaman?
Cezanın tebliğinden sonra 30 günlük süre işlemeye başlar. Ancak şu sorular önemlidir:
Tebliğ kime yapılacak?
Yetkisiz bir birime tebliğ halinde süre işler mi?
Aynı aboneliğin kısmen kapatılması yeterli midir?
Tam iptal mi gerekir?
Bunlar, uygulamada yargı denetimine konu olabilecek noktalardır.
7.4. Aylık ceza otomatik mi, yoksa yeniden tespit mi gerekir?
Metin “aboneliğin devam ettiği her ay için ayrıca” diyor. Bu, her ay yeni cezanın doğduğunu gösterir; fakat idarenin bunu nasıl tespit edeceği, her ay yeniden işlem tesis edip etmeyeceği ve zamanaşımı/tebliğ kuralları tartışma konusu olabilir.
8. Anayasal ve idari hukuk bakımından değerlendirme
Bu düzenleme, kamu yararı bakımından güçlü bir dayanağa sahip görünmektedir. Çünkü amaç, tarım arazilerinin korunması, kaçak yapılaşmanın teşvik edilmemesi ve çevresel/planlı gelişme ilkesinin güvence altına alınmasıdır.
Bununla birlikte ölçülülük bakımından bazı sorular gündeme gelebilir:
Her abonelik için sabit 100.000 TL ceza, küçük ve büyük ihlaller arasında ayrım yapmadan mı uygulanacak?
Aylık tekrar cezası, uzun süren uyuşmazlıklarda aşırı sonuç doğurabilir mi?
İdarenin kastı, kusuru, hata payı dikkate alınacak mı?
Bu sorular, özellikle idari yargıda iptal davalarının ana eksenini oluşturabilir. Ancak mevcut metin itibarıyla kanun koyucunun iradesi oldukça nettir: izinsiz yapıların altyapı ile beslenmesi engellenecektir.
9. Bu düzenleme neden önemlidir?
Bu hüküm, birkaç bakımdan önem taşır:
Kaçak yapılaşma ile mücadelede yeni bir araç getirir.
Abonelik işlemlerini hukuka uygunluk süzgecine bağlar.
Sadece yapı sahibini değil, hizmet sağlayıcıyı da sorumlu tutar.
Pasif devam eden ihlalleri de cezalandırır.
Tarım arazilerinin korunmasını fiilî altyapı desteği üzerinden güçlendirir.
Bu nedenle düzenleme, salt teknik bir ceza maddesi değil; imar, tarım, çevre ve idari yaptırım hukukunun kesişim noktasında yer alan bir politika normudur.
10. Son değerlendirme: Düzenleme nasıl yorumlanmalıdır?
Kanaatimizce bu hüküm, lafzı itibarıyla oldukça sert, amacı itibarıyla ise oldukça nettir. Kanun koyucu, izinsiz yapılmış yapı ve tesislerde altyapı bağlantılarının verilmesini artık “toleranslı bir idari pratik” olmaktan çıkarıp, doğrudan yaptırıma bağlanmış hukuka aykırı işlem hâline getirmiştir.
Bu nedenle:
bağlantıyı kuran,
aboneliği başlatan,
iptal etmesi gerekirken etmeyen,
iptal edilmesini sağlayacak iç prosedürü işletmeyen
idare, kurum ve kuruluşlar ciddi mali yaptırımla karşı karşıya kalacaktır.
Uygulamada bu hükmün etkisi, özellikle belediyeler, su idareleri ve enerji dağıtım şirketleri bakımından uyum prosedürlerinin yeniden yazılmasını gerektirecektir.
Sonuç / Özet
7584 sayılı Kanun ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na eklenen yeni fıkra, izin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesise elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ile abonelik verilmesini yasaklamaktadır. Bu yasağa aykırı davranan idare, kurum ve kuruluşlara her abone başına 100.000 TL idari para cezası uygulanacak; cezanın tebliğinden sonra 30 gün içinde abonelik iptal edilmezse, aboneliğin devam ettiği her ay için ayrıca 100.000 TL ceza doğacaktır.
Bu düzenleme, kaçak yapılaşma ile mücadelede caydırıcılığı çok yüksek, idareyi aktif uyuma zorlayan ve altyapı hizmetleri üzerinden fiilî meşrulaştırmayı önlemeye yönelik bir normdur. 3194 sayılı İmar Kanunu ve 5237 sayılı TCK m. 184 ile birlikte değerlendirildiğinde, hem idari hem ceza hukuku bakımından güçlendirilmiş bir denetim rejimi ortaya çıkmaktadır.
Konu | Açıklama | Hukuki Sonuç |
|---|---|---|
Düzenlemenin kaynağı | 7584 sayılı Kanun, 5403 sayılı Kanun m. 21’e yeni fıkra ekledi | İzinsiz yapılar için altyapı bağlantısı yasağı getirildi |
Yasaklanan işlem | Elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve abonelik tesis edilmesi | İdare, kurum ve kuruluşlar bağlantı kuramaz |
İlk yaptırım | Her abone başına 100.000 TL idari para cezası | Yasağa aykırı her abonelik ayrı yaptırım doğurur |
İkinci yaptırım | Tebliğden itibaren 30 gün içinde iptal edilmezse aylık 100.000 TL ceza | Süreklilik gösteren ihlaller için ek ceza uygulanır |
Sistematik anlam | Kaçak yapılaşmayı altyapı yoluyla meşrulaştırmayı önleme | İdare için sıkı uyum yükümlülüğü doğar |
İlgili mevzuat | 5403, 3194, 5237 sayılı kanunlar | İdari ve ceza hukuku birlikte değerlendirilir |
Yorumlar
Yorum Yapın
E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz moderasyon onayından sonra görünecektir.