Giriş ve Yasal Altyapı
İmar planları, kentsel alanların gelişimini düzenleyen dinamik hukuki metinlerdir. Parsel bazında yapılan plan değişiklikleri ile bir taşınmazın imar durumunun (örneğin konut alanından ticaret alanına çevrilmesi veya emsal / kat yüksekliği artışı) değiştirilmesi, taşınmazın değerinde fahiş artışlar yaratmaktadır. Yasa koyucu, bu rantın kamulaştırılması ve topluma kazandırılması amacıyla 3194 sayılı İmar Kanunu’na Ek Madde 8’i ekleyerek "Değer Artış Payı" (DAP) uygulamasını yürürlüğe koymuştur.
Değer Artış Payının Hukuki Niteliği ve Muafiyet Sınırları
Değer artış payı, imar planı değişikliği sonucunda taşınmazın değerinde meydana gelen artışın tamamının veya yasanın belirlediği oranların malik tarafından kamuya (ilgili idareye ve bakanlığa) nakden ödenmesini öngören mali bir yükümlülüktür.
Ancak her plan değişikliği bu paya tabi değildir. Kanun koyucu ve ilgili yönetmelik şu durumları muafiyet kapsamına almıştır:
Riskli yapı ilan edilen binaların kentsel dönüşüm süreçlerindeki plan değişiklikleri,
Kamu yatırımları ve sosyal donatı alanları sağlamak amacıyla idarece resen yapılan plan değişiklikleri değer artış payından müstesnadır.
Değer Tespit Komisyonu Kararlarına Karşı Yargı Yolu
Taşınmazın değer artış tespiti, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) lisanslı en az iki gayrimenkul değerleme kuruluşu tarafından hazırlanan raporlar baz alınarak idare bünyesindeki Kıymet Takdir Komisyonu tarafından kesinleştirilir.
Dava Açma Usulü: Malike tebliğ edilen değer artış payı ihbarnamesine karşı, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare Mahkemesinde yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açılmalıdır. Davada, değerleme raporlarının hatalı veri kullandığı, emsal kıyaslamalarının taşınmazın gerçek durumuyla (alt yapı, cephe, ulaşım) uyuşmadığı ve mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde fahiş bir bedel belirlendiği iddia edilmelidir.
Yorumlar
Yorum Yapın
E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz moderasyon onayından sonra görünecektir.