İmar Hukuku

3621 Sayılı Kıyı Kanunu Kapsamında Kıyı Kenar Çizgisinin Tespitinden Doğan Mülkiyet Uyuşmazlıkları ve Tapu İptal / Tazminat Davalarında AİHM Kriterleri

23 Mayıs 2026 2 dk okuma Av. Arb. Çağdaş Temiz Av. Arb. Çağdaş Temiz
Okumaya Devam Et
3621 Sayılı Kıyı Kanunu Kapsamında Kıyı Kenar Çizgisinin Tespitinden Doğan Mülkiyet Uyuşmazlıkları ve Tapu İptal / Tazminat Davalarında AİHM Kriterleri

Giriş ve Anayasal Rejim

Anayasa’nın 43. maddesi uyarınca kıyılar, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır; deniz, göl ve akarsu kıyılarından yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. 3621 sayılı Kıyı Kanunu, bu anayasal ilkenin uygulama sınırlarını çizerken, "kıyı çizgisi" ve "kıyı kenar çizgisi" kavramlarını ihdas etmiştir. Kıyı kenar çizgisinin idare tarafından yeniden belirlenmesi veya değiştirilmesi, geçmişte hukuka uygun olarak edinilmiş özel mülkteki tapuların iptal edilmesi sonucunu doğurmakta, bu durum mülkiyet hakkı uyuşmazlıklarının en sert alanını oluşturmaktadır.

Tapu Sicilinin Aleniyeti ve Devletin Kusursuz Sorumluluğu (TMK Md. 1007)

İdare, kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle özel mülk sahibine karşı Asliye Hukuk Mahkemesinde Tapu İptal ve Tescil davası açmaktadır. Bu davalarda mahkemeler, mülkün kıyı alanında kalması nedeniyle tapunun iptaline ve kamu adına tesciline karar vermek zorundadır. Ancak bu durumda, iyi niyetli malikin zararı ne olacaktır?

Burada devreye TMK’nın 1007. maddesinde düzenlenen "Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur" hükmü girer. Devlet, kendi memurlarının tuttuğu sicile güvenerek mülk alan kişiye, mülkünü elinden alırken tazminat ödemekle yükümlüdür.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Düzenlemesi

Geçmiş yıllarda iç hukukumuzda kıyı tapuları iptal edilen maliklere tazminat ödenmemesi yönünde katı bir uygulama mevcuttu. Ancak AİHM’in Türkiye aleyhine verdiği tarihi Turgut ve Diğerleri ile Doğrusöz ve Aslan kararlarında:

  • Devletin resmi tapu senedi verdiği bireyin mülküne hiçbir tazminat ödemeksizin el koymasının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek 1 Nolu Protokol’ün (Mülkiyet Hakkı) açık ihlali olduğu vurgulanmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu kararlar doğrultusunda içtihadını değiştirmiştir. Günümüz pratiğinde, tapusu iptal edilen malik, tapunun iptal edildiği tarihteki (veya dava tarihindeki) güncel rayiç bedelin kendisine tazminat olarak ödenmesi için Devlet (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) aleyhine TMK 1007 uyarınca tazminat davası açma hakkına tam manasıyla sahiptir.

#İmarHukuku #Hukuk

Yorumlar

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz moderasyon onayından sonra görünecektir.

Bilgileriniz KVKK kapsamında korunur, üçüncü kişilerle paylaşılmaz.

Okumaya Devam Et

İlgili Makaleler