Giriş ve Hukuki Temel
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683. maddesi mülkiyet hakkını koruma altına alırken, malike mülkünü haksız olarak elinde tutan kişiye karşı istihkak ve elatmanın önlenmesi (men-i müdahale) davası açma yetkisi tanımıştır. Ecrimisil ise doktrindeki baskın görüş ve Yargıtay’ın yerleşik mülga 25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; malikin haksız işgal nedeniyle uğradığı en az malvarlığı azalışını ifade eden, özgül bir tazminat türüdür. Hukuki niteliği itibariyle haksız fiile dayanan ancak hesaplama yöntemi yönünden kira esasına yaklaşan nevi şahsına münhasır (sui generis) bir müessesedir.
Paylı ve Elbirliği Mülkiyetinde "İntifadan Men" Şartı ve Doktrinel Tartışmalar
Müşterek (paylı) veya iştirak (elbirliği) mülkiyetine konu taşınmazlarda, paydaşların birbirlerinden ecrimisil talep edebilmesi kural olarak "intifadan men" şartının gerçekleşmesine bağlıdır. İntifadan men, davacı paydaşın taşınmazdan yararlanma isteğini ve diğer paydaşın haksız kullanımına rıza göstermediğini muhataba bildirmesidir. Bu bildirim herhangi bir şekle tabi olmamakla birlikte, ispat kolaylığı açısından noter ihtarnamesiyle yapılması usul hukuku yönünden elzemdir.
Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili hukuk dairelerinin kararları doğrultusunda, intifadan men şartının aranmadığı istisnai haller doktrinde geniş yer tutmaktadır:
Doğal Semere Veren Yerler: Taşınmazın fındıklık, çayır veya narenciye bahçesi gibi kendiliğinden ürün veren ya da otel, işyeri gibi hukuki semere (kira geliri) getiren bir yer olması halinde intifadan men şartı aranmaz.
Taşınmazın Tamamının Parsellenerek Kullanılması: Paydaşlardan birinin taşınmazın tamamını kendi kullanımına özgülemesi ve diğer paydaşların haklarını mutlak surette inkar etmesi durumunda ihtar şartı düşer.
Taksim Sözleşmesinin Varlığı: Paydaşlar arasında fiili bir kullanım anlaşması (harici taksim) bulunmasına rağmen buna aykırı davranılması halinde doğrudan dava ikame edilebilir.
Zamanaşımı ve Esaslı Hesaplama Kriterleri
Ecrimisil davaları, Yargıtay’ın istikrarlı kararları uyarınca haksız fiil genel zamanaşımına değil, TBK Madde 146 anlamında dönemsel edim niteliği taşıması sebebiyle 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre davanın açıldığı tarihten geriye doğru hesaplanır.
Önemli Usul Notu: Ecrimisil bedelinin hesaplanmasında taşınmazın cinsi, mevkii, imar durumu ve çevre özellikleri baz alınarak ilk dönem için serbest piyasa koşullarına göre bir kira bedeli belirlenir. Müteakip dönemler için ise Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) artış oranları tatbik edilerek kademeli hesaplama yapılması usuli bir zorunluluktur. Bilirkişi raporlarında bu kurala uyulmaması, bozma nedenidir.
Yorumlar
Yorum Yapın
E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz moderasyon onayından sonra görünecektir.