Giriş ve Kavramsal Ayrım
İdarelerin, kamu yararının gerektirdiği hallerde özel mülkiyette bulunan bir taşınmazı, bedelini peşin ödemek kaydıyla rızaen veya cebren mülkiyetine geçirmesi kamulaştırma olarak adlandırılır. Ancak idarenin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’ndaki usullere uymaksızın, mülk sahibinin rızası dışında taşınmaza müdahale etmesi kamulaştırmasız el atma uyarınca mülkiyet hakkının ağır bir ihlalidir. Bu müessese yargısal pratiklerle şekillenmiş olup, "fiili el atma" ve "hukuki el atma" olarak iki ana türe ayrılır.
Fiili El Atma ile Hukuki El Atma Arasındaki Yargısal ve Görevsel Farklar
Fiili El Atma: İdari makamların, bir plana dayanarak veya dayanmaksızın, özel mülke fiilen girerek üzerine yol, okul, baraj, yeşil alan yapması veya kalıcı tesis kurmasıdır. Bu durum özünde idarenin haksız fiili niteliğindedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 16.05.1956 tarihli ve 1/6 sayılı kararı uyarınca, fiili el atmaya karşı açılacak tazminat (bedel tahsili) veya elatmanın önlenmesi davalarında görevli yargı kolu Adli Yargı (Asliye Hukuk Mahkemeleri)dır.
Hukuki El Atma: Taşınmazın, imar planında okul, hastane, park gibi bir kamu hizmetine özgülenmesi (kamu ortaklık payı) ancak planın kesinleşmesinden itibaren uzun yıllar geçmesine rağmen idarece fiilen kamulaştırılmamasıdır. Taşınmazın imar kısıtlaması nedeniyle mülkiyet hakkının özünün zedelenmesi halidir. Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararları neticesinde, hukuki el atmadan kaynaklanan tazminat davalarında görevli yargı kolu İdari Yargı (İdare Mahkemeleri)dır.
AYM’nin Hak Düşürücü Süreleri ve Tazminat Kısıtlamalarını İptal Eden Kararları
Kamulaştırma Kanunu’na geçmiş yıllarda eklenen geçici maddelerle, kamulaştırmasız el atmalarda mülk sahiplerinin dava açma hakları 20 yıllık hak düşürücü sürelere tabi kılınmış, taşınmazların bedel tespiti için fahiş kısıtlamalar getirilmişti.
Anayasa Mahkemesi (AYM), mülkiyet hakkının zamanaşımına uğrayamayacağını, idarenin haksız fiiline kanun eliyle meşruiyet kazandırılamayacağını belirterek tüm bu sınırlayıcı hükümleri iptal etmiştir.
Hukuki Sonuç: Günümüz itibariyle, idare taşınmaza ne zaman el atmış olursa olsun (isterse 40 yıl önce), malik veya mirasçıları her zaman zamanaşımına tabi olmaksızın adli veya idari yargıda tazminat davası açarak gayrimenkulün güncel rayiç bedelini yasal faiziyle birlikte talep etme hakkına sahiptir.
Yorumlar
Yorum Yapın
E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz moderasyon onayından sonra görünecektir.