Giriş
İş kazası, 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesinde sayılan hal ve durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olaydır. İş kazası neticesinde sigortalıya veya hak sahiplerine Kurumca (SGK) gelir bağlanmakta ve ödenek verilmektedir. SGK, yaptığı bu harcamaları, 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi uyarınca, kazanın meydana gelmesinde kusuru veya yasal yükümlülük ihlali bulunan işverene "rücuen tazminat davası" ile yöneltmektedir. Bu davalarda kusur tespiti, Borçlar Kanunu ve İş Sağlığı Güvenliği (İSG) mevzuatının ortak paydasında çözümlenir.
"Kaçınılmazlık İlkesi" (Casus) ve Doktrindeki Yeri
İş sağlığı ve güvenliği alanındaki tüm bilimsel ve teknolojik tedbirler alınmış olmasına rağmen, o anki teknolojik seviye ve doğa kuralları gereği önlenmesi mutlak surette imkansız olan olaylara kaçınılmazlık denir. Kaçınılmazlık ilkesinin uygulanabilmesi için işverene atfedilecek hiçbir kusur veya ihmalin (mevzuat ihlali dahil) bulunmaması şarttır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun istikrarlı kararlarına göre, iş kazasında kaçınılmazlık saptandığında, oluşan zarardan ötürü işverenin sorumluluğu tamamen ortadan kalkmaz, kusursuz sorumluluk ilkeleri ve hakkaniyet gereği zarar taraflar arasında paylaştırılır. Genellikle Kurumun rücu alacağından %60 oranında işveren, %40 oranında ise sigortalı (veya objektif risk) sorumlu tutulmaktadır.
Kusur Dağılımında TBK Madde 51 ve 52 (Eski BK 43/44) Etkisi
Rücu davalarında kusur oranları belirlenirken, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51. ve 52. maddelerinde düzenlenen "Tazminatın Belirlenmesi ve İndirilmesi" sebepleri hakim tarafından resen gözetilir.
Kusur Azaltan / İlliyet Bağını Kesen Haller
├── Mücbir Sebep: Yıldırım düşmesi, deprem (İlliyet bağını tamamen kesebilir).
├── Zarar Görenin Ağır Kusuru: İşçinin intihar kastı veya uyarılara rağmen KKD (Kişisel Koruyucu Donanım) kullanmaması (İşveren kusurunu hafifletir).
└── Üçüncü Kişinin Kusuru: Başka bir taşeron çalışanının hatası (Kusur oranını böler).
İşverenin İSG mevzuatından doğan yükümlülükleri (risk analizi yapma, eğitim verme, denetleme) "objektif özen yükümlülüğü" kapsamındadır. İşveren sadece "eğitim verdim" diyerek sorumluluktan kaçamaz; işçinin o kurallara uyup uymadığını sıkı bir şekilde denetlediğini de ispat etmekle mükelleftir.
Yorumlar
Yorum Yapın
E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz moderasyon onayından sonra görünecektir.