Ceza Hukuku

Ekonomik Suçlar Bağlamında Güveni Kötüye Kullanma (TCK Md. 155) ile Nitelikli Dolandırıcılık (TCK Md. 158) Arasındaki İnce Ayrım Çizgisi ve Ticari Muvazaanın Ceza Yargılamasına Etkisi

23 Mayıs 2026 2 dk okuma Av. Arb. Çağdaş Temiz Av. Arb. Çağdaş Temiz
Okumaya Devam Et
Ekonomik Suçlar Bağlamında Güveni Kötüye Kullanma (TCK Md. 155) ile Nitelikli Dolandırıcılık (TCK Md. 158) Arasındaki İnce Ayrım Çizgisi ve Ticari Muvazaanın Ceza Yargılamasına Etkisi

Giriş ve Suç Tiplerinin Teorik Mukayesesi

Ticari hayatın akışı içerisinde meydana gelen malvarlığı devirleri ve sözleşmeye aykırılıklar, sıklıkla ceza uyuşmazlıklarına sebebiyet vermektedir. Bu bağlamda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155. maddesinde düzenlenen "Güveni Kötüye Kullanma" suçu ile 158. maddesindeki "Nitelikli Dolandırıcılık" suçu, malvarlığına karşı işlenen ve kökeninde "güven ilişkisinin zedelenmesi" yatan iki farklı suç tipidir. Bu iki suçun birbirine karıştırılması, ceza muhatapları yönünden adli hatalara ve yanlış nitelendirmelere yol açmaktadır.

Hile Unsuru ve Rızanın Sakatlanması Kriteri

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarında bu iki suç arasındaki fark "hilenin varlığı ve zamanı" üzerinden netleştirilmiştir:

  • Dolandırıcılık (Md. 157-158): Fail, mağduru kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla onun iradesini sakatlamakta ve malın teslimini bu hile sayesinde sağlamaktadır. Hile, zilyetliğin (zilyetliğin devrinin) kurucu unsurudur.

  • Güveni Kötüye Kullanma (Md. 155): Mal, faile suç teşkil eden bir eylem olmaksızın, taraflar arasındaki hukuki bir ilişkiye (örn: kiralama, emanet, ariyet veya ticari temsil sözleşmesi) dayanılarak rızayla ve hilesiz teslim edilmiştir. Suç, bu meşru zilyetliğin devrinden sonra, failin malı kendisininmiş gibi tasarruf etmesiyle (satması, rehnetmesi, iade etmemesi) oluşur.

Ticari Muvazaa ve Hukuki Uyuşmazlık Def'i

Ceza yargılamasında savunma makamının en sık kullandığı ve mahkemelerin titizlikle incelemesi gereken argüman, fiilin "suç" değil, Borçlar Kanunu anlamında sofistike bir sözleşmeye aykırılık / hukuki uyuşmazlık olduğudur.

Hukuki Savunma Özeti: Eğer taraflar arasındaki ticari ilişkide hileli bir desise yoksa, taraflar karşılıklı riskleri bilerek vadeli mal alım-satımı yapmış ve borç ödenememişse, ortada dolandırıcılık suçu bulunmaz. Sadece borcun ifa edilmemesinden kaynaklanan hukuki sorumluluk mevcuttur. Ceza mahkemesi, taraflar arasındaki cari hesap hareketlerini, fatura silsilesini ve ticari defterleri inceleyerek kastın suç işleme iradesi mi yoksa ticari risk mi olduğunu saptamak zorundadır.

#CezaHukuku #Hukuk

Yorumlar

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz moderasyon onayından sonra görünecektir.

Bilgileriniz KVKK kapsamında korunur, üçüncü kişilerle paylaşılmaz.

Okumaya Devam Et

İlgili Makaleler